30 Temmuz 2015 Perşembe

‘Çözümün yolu, tecridi sonlandırmaktan geçer’

Yüzbinler Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a dönük sürdürülen ağırlaştırılmış tecridi kırmak için Amed’den Gemlik’e yürümeye hazırlanırken, ANF’ye konuşan Ahmet Tulgar, Yıldız İrmek, Ziya Halis, Yusuf Çetin, Yıldız Önen, Turan Sarıtemur çözümün yolunun tecridi sonlandırmaktan geçtiğini vurguladı.


Gazeteci Ahmet Tulgar, Abdullah Öcalan yönelik tecridin ağırlaştırılmasıyla devletin bir kez daha savaş yanlısı olduğunu ortaya koyduğuna işaret etti. Tecridin Nisan ayında başlamasının bugün gelinen noktanın belirli bir ajanda çerçevesi içerisinde yürütüldüğünü açıkça gösterdiğini vurgulayan Tulgar, çözüm sürecini devam ettirmenin birinci koşulunun Öcalan üzerinde tecridin derhal kaldırılmaktan geçtiğini söyledi.
Ortada seçimlere endeksli, irrasyonel davranan bir siyasi erkin söz konusu olduğunu, o nedenle rasyonel davranmayı Kürt hareketinden beklendiğini belirten Tulgar, Kürt hareketinin sivil siyaset alanında açabilmesi için HDP’ye biraz şans tanınması gerektiğini söyledi. Yalçın Akdoğan’ın ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ sloganını tahrik olduğunu açıklayarak geçici hükümetin niçin böyle bir savaş konseptini devreye soktuğunu açıkça itiraf ettiğini hatırlatan Tulgar, “Bütün bu itiraflar ortadayken, Kürtlerin akılı davranıp provokasyonlara gelmemesi ve barış için son umudunu korumaları gerekli” dedi.
‘HERKESİN BU KİRLİ ANLAYIŞA DUR DEMESİ GEREKİYOR’
Türkiye’de neyin nasıl sonuç vereceğini anlamanın pek kolay olmadığını ifade eden sinema oyuncusu Yusuf Çetin, her haklı talebin boşa çıkartıldığını söyledi. “Bir ülkede barış isteniyorsa ve bu barış savaşa dönüştürülüyorsa burada insanların üzerinde yapılan mezalimi görmek lazım” diyen Çetin, bu ülkede artık yaşamamın gerçekten insanı kırgınlaştırdığını, ürküttüğünü ve acıttığını ifade etti. Bugüne kadar yapılan hiçbir şeyin yerli yerine oturduğunu göremediklerini vurgulayan Çetin, bu durumun toplumun duyarsızlığından kaynaklandığına işaret etti. Amed’den Gemlik’e yapılacak büyük yürüyüşün amacına ulaşmasını ümit ettiğini söyleyen Çetin, “Ama bunun için kesin şu şöyle olur demek bu ülkede artık insan için hep yanıltıcıdır” dedi. Savaş noktasına geri dönüldüğü bugünlerde herkesin kendi üzerine oynanan kirli oyunu görmesi ve bunun için bir arada durması gerektiğini vurgulayan Çetin şunu söyledi: “Git gide faşizmin egemenliği altına giriyoruz. Burada hepimizin sorumluluğu var ve sorumlu davranmak zorundayız. Kendine demokratım, devrimciyim, yurtseverim, sosyalistim diyen herkesin bu kirli anlayışa dur demesi gerekiyor.”
ÖCALAN’A TECRİT HÜKÜMETİN REHİN POLİTİKASI
Hukukçu Yıldız İrmek, barış ve çözüm sürecinin baş müzakereci Öcalan’a uygulanan tecridin hükümetin bir rehin politikası olduğunu vurguladı. 4 aydır heyetle görüştürülmeyen Öcalan’ın, 2011 yılından beri avukatlarıyla hukuksuz bir şekilde görüşmesini engellediğine işaret eden İrmek, bu engellemenin çözüm sürecindeki samimiyetsizliğin bir parçası olduğunu vurguladı. Seçimlerdeki yenilgisini kabul edemeyen ve DAİŞ’e örtülü destek veren hükümetin şimdi de DAİŞ’e operasyon adı altında Kürt ve Türk muhalifleri hedef aldığını hatırlatan İrmek, hükümetin ülkeyi savaşa sürükleyerek, bu örtülü desteğin üzerini kapatmaya çalıştığına dikkat çekti.
“Saray’da ikamet eden cumhurbaşkanı itam edildiği adli ve siyasi suçlamaların üzerini kapatmak ve yargılanmamak için ülkeyi savaşa sürüklüyor” diyen İrmek, şu anda Türkiye’de Erdoğan-Davutoğlu eliyle fiili bir darbe koşullarının yaratıldığını, bütün hak ve özgürlüklerin, anayasal hükümlülüklerin, kuvvetler ayrılığı ilkesinin askıya alındığını ve tek adam diktatörlüğün hakim olduğunu vurgulayan. İrmek, bu Tayyip Erdoğan ve Davutoğlu darbesine karşı tüm muhalif partileri harekete geçme çağrısında bulundu.
‘MASANIN DEVRİLMESİ ÖNCEDEN PLANLANMIŞTI’
SHP eski Çalışma ve Güvenlik Bakanı Ziya Halis, Öcalan’a dönük tecridin, yasaları çiğneyen ve hiçe sayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uygulamalarından bir tanesi olduğunu belirti. Bu hukuk dışı uygulamaya karşı herkesin tepkilerini göstermeleri gerektiğini altını çizen Halis, bu açıdan Amed’den Gemlik’e yapılacak büyük yürüyüşün bir hak olduğunu söyledi. Öcalan’ın sadece bir siyasi hükümlü değil Kürt halkının önder olarak kabul ettiği bir lider olduğunu hatırlatan Halis, tecridin derhal sonlandırılması gerektiğini vurguladı. Çözüm masasının devrilmesi konusunun Tayyip Erdoğan ve ekibi tarafından önceden tasarlanmış bir planın parçası olduğuna dikkat çeken Halis, varılan noktanın Erdoğan’a soruna yaklaşımını da gözler önüne serdiğine işaret etti. Halis, Erdoğan’ın “Ben baldıran zehri iştim, elimi bırak ben gövdemi taşın altına koydum” sözlerinin Kürt oylarını bloke etmeye ve PKK’ye silah bıraktırmaya dönük bir çarpıtma olduğunu söyledi.
‘ŞİDDET ŞİDDETTİ DOĞURUR’
Kürt Aydın Turan Sarıtemur, 77-78’de mücadele ettikleri yıllarda ki sıkça söylenen “Şiddet şiddeti doğurur” deyimini hatırlatarak, “Rüzgarı esen fırtınayı biçer” dedi. Şiddettin sadece silahla değil demokratik hakların kısıtlamasıyla da meydana geldiğini belirten Sarıtemur, çatışma ve şiddet ortamının çıkmaz sokak olduğunu hatırlatarak, bu durumundan kimsenin kazançlı çıkmayacağını söyledi. Kedine insan diyen herkesin bu şiddetin son bulması için elinden geleni yapması gerektiğini vurgulayan Sarıtemur, “Yoksa hepimiz kaybedeceğiz” dedi.
‘UZLAŞMANIN İLK KOŞULLU TECRİDİ SONLANDIRMAKTIR’
AKP’nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kürt sorununu Kürt halkı ve önderinin olmadan çözmeye çalıştığına dikkat çeken Küresel Bak Sözcüsü Yıldız Önen, bunu bir illüzyon olduğunu ve başaramayacaklarını vurguladı. HDP’ye 6 milyon oyun Türkiye’de barışın inşa edilebilmesi için Kürt hareketinin temsilcileriyle görüşülmesi ve uzlaşması gerektiğini göstergesi olduğunu söyleyen Önen, bunu iyi okumayanların siyaset sahnesinden yok olacağını belirti.
“Barış için bir an önce tecridin kaldırılması, Öcalan yeniden istediği kişilerle görüşmesi ve barış masası yeniden kurulması gerekir” diyen Önen, “Çok açık ortada ki Kürt Özgürlük Hareketiyle bir anlaşma, bir uzlaşma sağlanamamadan barış gelmeyecektir. Bu uzlaşmanın ilk koşullu da Öcalan’ın üzerindeki tecridin kaldırılmasıdır” dedi.
Kandil’in bombalanması konusuna da değinen Önen, “Türk silahlı kuvvetleri yine bombalamalarla, göz altılarla, tutuklamalarla barışı inşa edebileceğini düşünüyor ama nasıl ki dün bunu beceremedi o bugün de beceremeyecek” diye konuştu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder