30 Temmuz 2015 Perşembe

1. Şengal Êzîdî kadın konferansının sonuç bildirgesi açıklandı

Şengalli Êzîdî kadınları, 1. Şengal Êzîdî kadın konferansı “Êzîdî kadını örgütlenerek, tüm fermanlara cevap olacak” sloganı ile gerçekleştirdi.




1. Şengal Êzîdî Kadın Konferansı, 29 Temmuz’da Şengal Dağı’nın eteklerinde Rojava Newroz kampında Şengalli Êzîdîlerin, Rojava kantonlar eşbaşkanı, yürütme ve meclis eş başkanları, kadın bakanı, Yekitiya Star sözcüsü, Cizre Kantonu Êzîdîlerin Kadın Temsilcisi olmak üzere, Cizîr Kantonu’ndan birçok kadının da aralarında olduğu 180 delegenin katılımı ile gerçekleştirilen konferansın sonuç bildirgesi açıklandı. Konferansa ayrıca Avrupa’dan Kürt Kadın Barış Bürosu (CENİ) ve Avrupa Êzîdî Kadın Meclisi temsilcileri de katılarak, mesaj iletti.
Sonuç bildirgesinde, konferansın Şengal Soykırımı’nın yıldönümüne denk gelen bir süreçte gerçekleştirilmesinin Êzîdî halkının, kadınlarının, düşmanlarına karşı iddia ve mücadeledeki kararlılık düzeyini belirttiğine dikkat çekti.
“Êzidî kadını örgütlenerek tüm fermanlara cevap olacak” şiarı ile düzenlenen konferansta, Êzîdî kadınlarının kendi öz örgütlenmesine kavuştuğu da vurgulanan sonuç bildirgesinde, “Êzîdî toplumu ve kadınları olarak tarihte çok fermanlar, katliamlarla yerimizden yurdumuzdan edilerek her türlü mağduriyeti yaşamış bir toplumuz. DAİŞ faşizminin geliştirdiği insanlık dışı, vahşi 73. ferman tüm bu yaşananların en trajedili, acılı fermanlarındandı. Binlerce Êzidî kadını faşist DAİŞ çetelerin elerinde tecavüz ve her türlü insanlık dışı uygulamalara tabi tutuldu. Köle pazarlarında satıldı. Çocukları, eşleri, babaları ve kardeşleri gözlerinin önünde hunharca katledildi. Êzidî toplumu ve kadınları üzerindeki tüm bu uygulamalar 21. yüzyıl gibi özgürlük, demokrasi değerlerinin yükseldiğini sandığımız bir dönemde gerçekleşti. Tüm bu yaşananlar özellikle biz kadınlarda onarılması güç sonuçlara yol açtığı bilinmektedir.
Konferansımızda fermanın yaratıkları, sonuçları kadar ders çıkarılacak boyutları ve diğer fermanlardan farklı olarak cevap olma boyutu daha yoğunluklu tartışılan değerlendirilen boyutlar olmuştur.
73. fermanın Êzidî toplumuna özellikle biz Êzidî kadınlarına öğrettiği en önemli ders; hiç bir güçten medet ummadan, kendi kendine yetmek, kendi ayakları üzerinde durabilmek için yaşamın tüm alanlarında kendimizi örgütleyebilecek bir sisteme kavuşmaktır. Bu gerçekliğe en fazla da yaşanan bu vahşetin acısını yaşayan, mağduru olan biz Êzidî kadınların ihtiyacı olduğu açıktır. Bu anlamda 73. Fermana cevabımız ve intikamımız örgütlenmek, örgütlenerek mücadele gücüne kavuşmak; örgütlenerek ölümün değil yaşamın öznesi haline gelmek istiyoruz” denildi.
Êzîdî kadınlarının kendi öz örgütlenmesinde önemli bir adım olarak nitelendirilen konferansta 27 kişilik bir meclisin seçildiği de kaydedilen sonuç bildirgesinde meclisin kendi içinde bir koordinasyonu ulaşarak, Êzîdî halkının, kadınlarının ihtiyacı olan bazı komitelere giderek çalışmalarını yürüteceği de vurgulandı.
Halklar ve özellikle kadınlar açısından örgütlenmenin hayati önemde olduğu gibi Êzîdî toplumu olarak hatta daha fazla kadınları olarak örgütlenmelerinin, kendi öz örgütlenmelerine kavuşmalarının nedenlerinin çok fazla olduğuna da dikkat çekilen sonuç bildirgesinde şunlara yer verildi: “Örgütlenmemizi ve yaşamımızı önder Apo’nun felsefesi, düşünceleri ve perspektifleri esas alarak gerçekleştireceğimiz konferansın esas bir yaklaşımı olmuştur.
Bu anlamda kendi öz savunmamız başta olmak üzere yaşamın tüm alanlarında örgütlenmek, kadınlar olarak örgütlü katılmak konferansımızda açığa çıkan önemli bir kararlaşma olmuştur.
Yine konferansta önemli tartışmalarla ulaşılan esas bazı kararlarımız şunlardır:
-Şengal’den göç etmek zorunda bırakılan insanlarımızın kendi toprakların da kurtarılmış alanlara dönmeleri, insanlarımızın yönünü Şengal’e çevirme, topraklarına geri dönmeyi sağlamak için Êzîdî kadınların öncülük yapmaları.
Êzidî kadınlarının ‘yaralarını sarma’ adına kendi toplumundan, topraklarından koparıp Avrupa’lara götürme yönlendirme politikalarına karşı durup, mücadele içinde olacağız.
-Bu politikalar iyi niyetlide görünse DAİŞ çetelerinin yapamadığını beyaz katliam olarak sürdüren yaklaşımlardır. Avrupa devletlerine, uluslararası insani kurumlara çağrımız şudur: Biz Êzidî kadınlara, maddi-manevi destek sunmak istiyorsanız bu desteklerinizi bizi kültürümüzden, köklerimizden koparıp Avrupalara götürerek yapamazsınız. Destek ve yardımlarınız ancak kendi zeminimizde, topraklarımızda yapılırsa karşılığını bulur.
-Konferansımız YPJ- Şengal kadın savunma gücünü kendi savunma gücü olarak görmekte ve YPJ-Ş’nin büyütülmesinde kendini sorumlu görmektedir.
-Tüm kadınların öz savunma bilinci temelinde askeri, siyasi tüm boyutlarda eğitimini esas alır
-Êzidîlerin kendi içinde suni çelişkilerin ve karşıtlıkların karşısında tavır sahibi olup, Êzidîlerin kendi birliği ve barışını sağlamak için kadınların öncülük yapıp rollerini oynamalar
-DAİŞ başta olmak üzere erkek egemen sistemin her türlü şiddetine karşı durmak mücadele gücüne ulaşmak.
-Konferansımız analar başta olmak üzere ailelerinin çocuklarını, özellikle kız çocuklarının direniş ve mücadele saflarına katılmalarını engelleyen yaklaşımları eleştirerek eğitim ve ikna başta olmak üzere gençliği geriye çeken; edilgen ve kaderci kılan yaklaşımlarla mücadele içinde olacaktır.
- Ayrıca konferansımız ruhani meclisimize de çağrı da bulunarak; gençlerimizi ve kadınlarımızı kültüründen, inanç ve değerinden uzaklaştıran, koparan politikalara karşı durup; gençleri, kadınları inanç ve değerlerini sahiplenmeye, korumak için mücadele saflarına çağırmasını bekliyor, temenni ediyoruz.”


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder