31 Ağustos 2015 Pazartesi

Yüksekdağ: Yeni demokratik Türkiye’yi ve yaşamı öz yönetim ile kazanacağız

Türk polis ve askerinin sivil katliamı yaptığı Hakkari’nin Yüksekova ve Şemdinli ilçelerinde incelemelerde HDP heyetinde yer alan Eş Genel Başkan Yüksekdağ, “Yeni demokratik Türkiye'yi ve yaşamı özyönetim ile kazanacağız” dedi.


Türk polis ve askerinin sivil katliamlar gerçekleştirdiği Yüksekova ve Şemdinli’de incelemelerde bulunmak için Hakkari'ye gelen HDP ve DBP heyeti, Hakkari Belediyesi'ni ziyaret ettikten sonra açıklama yapıldı. HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, Meclis Grup Başkanvekili Pervin Buldan ve milletvekilleri Saruhan Oluç, Yurdusev Özsökmenler, Garo Paylan, Ali Kenanoğlu, Lezgin Botan ile HDP PM üyesi Cüneyt Caniş'in katıldığı belediye binası önündeki açıklamaya yüzlerce kişi destek verdi. 

Heyet adına ilk konuşmayı HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ yaptı. Hakkari Belediye Eşbaşkanları Dilek Hatipoğlu ve Nurullah Çiftçi'nin tutuklanmasına tepki gösteren Yüksekdağ, tutuklamaların hukuksuz olduğunu söyledi. Yüksekdağ, "Bir kez daha bütün bileşenler olarak belediye eşbaşkanlarımızın söylediğini söylüyoruz. Kürdistan ve Hakkari halkının söylediklerini söylüyoruz, demokratik özyönetim haktır" dedi.

Dünya'da en az 22 ülkenin demokratik idari sistemle yönetildiğine dikkat çeken Yüksekdağ, Türkiye'de ise bu sistemin hayata geçirilmesine karşın, devletin bu sistemi silah ve ölümlerle bastırmaya çalıştığını belirtti.
"Bir ülkede eğer bir parça haktan söz etmek istiyorsanız, o hakkın en başında halkın kendi kendini yönetme hakkı gelir. Bir hakkı talep ettiğimiz için yaşamı bize dar etmeye çalışanlar cevap versin. Bu zamana kadar bölge halkına ne verdiniz de size koşulsuz itaat etmesini bekliyorsunuz? Bu bölge gözyaşı ve yastan başka hiçbir şey getirmediler ve halkımız kendisine çok görülen hakları kullanmak için demokratik duruşunu ve demokratik tavrını ortaya koydu. 7 Haziran seçim sandıklarından, bütün Türkiye halklarından hak ettikleri cevapları aldılar. Tek başına hükümet kuramayacak ve sarayın iktidarını tek başına sürdüremeyecek noktaya geldiler. Halkımızın 7 Haziran'daki demokratik cevabını hazmedemeyenler, o günden bu yana dört bir yanı cehenneme ve yangın yerine çevirmeye yöneldiler” diyen Yüksekdağ, Hakkari ve AKP’nin oy alamadığı bütün illerde halkı cezalandırmak için bu savaşın çıkarıldığını da sözlerine ekledi.
Halkı cezalandırmak için sarayın savaşın düğmesine bastığını belirten Yüksekdağ, “Kendisini başkan yapma hevesiyle ve tek parti iktidarına dayalı bir diktatörlük kurma hevesiyle bütün Türkiye'yi yangın yerine çevirdiler" diye konuştu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP'nin seçimlerden sonra bu topraklara barış ve huzur getirmeyeceklerini, adalet ve barış getirmeyeceklerini tekrardan ilan ettiğini aktaran Yüksekdağ, Kürt halkının ise onlar tarafından güdülen bilinçsiz insan topluluğu olmadığını kaydetti. Erdoğan ve AKP'den demokrasi beklemediklerini söyleyen Yüksekdağ, demokrasi ve barışı halklarla birlikte kendi elleriyle inşa edeceklerini dile getirdi. Yüksekdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Demokrasi ve barış için halkımız özyönetim hakkını ortaya koymuştur. Bu hakkı hep birlikte savunacağız. Hakkari'den İstanbul'a kadar bu hak bütün halkların hakkıdır. Kötü yöneten, yönetmeyi zulmetmek, savaş çıkartmak olarak algılayan bir siyasi iktidar karşısında demokratik yönetim için direnmek haktır ve meşrudur. Bizler sadece buna sırtımızı dayıyoruz. Halkımızın haklı ve meşru taleplerine yaslanıyoruz. Ama onlar savaşa yaslanıyorlar. Silahların tankların bombaların gölgesinde kendilerine bir iktidar saltanat kurmaya çalışıyorlar. Fakat savaşla kurmaya çalıştıkları iktidar halkımızın görkemli demokratik direnişi karşısında bir kez daha yenilgiye uğrayacaktır." 

Yüksekova'da yapılan havaalanının halk için yapılmadığını ifade eden Yüksekdağ, havaalanından kalkan jetlerin Kürdistan'da bulunan ormanları yaktığını söyledi. Bölge halkının artık savaş ve ölüm istemediğini vurgulayan Yüksekdağ, şunları söyledi: "Erdoğan ve AKP hükümeti bölge halkına insanlık dışı bir savaşı dayatarak, halkımızın soylu hareketini terörize etmeye, ölüm ve katliam ile üstünü örtmeye çalışıyor. Bizler nasıl bu ateş çemberlerin içinden geçe geçe ve kuşatmaları yara yara hak ettiğimizi aldıysak bundan sonra da hak ettiğimiz demokratik yaşam ve yönetimi alacağız. Ölüm ve savaşla yöneten, asker, gerilla ve polislerin cenazelerinden kendisine saray yapanlara karşı bizler barış, adalet ve yaşamın siyaseti için yeniden kazanacağız. Colemêrg halkı ile bir kere daha büyük kazanmanın ne demek olduğunu göstereceğiz. Bir kere daha onların daha ağır ve büyük kaybettiklerini göstereceğiz. Yaşamlarını yitirenlere verdiğimiz sözleri yerine getirme zamanıdır. Yeni demokratik Türkiye'yi ve yaşamı özyönetim ile kazanacağız" dedi.

YÜKSEK: BU YÜZYIL EZİLENLERİN YÜZYILI OLACAK

DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek ise, Kürdistan topraklarının mutlaka özgür olacağının altını çizdi. "Zahmetli ve zor tarihi bir süreçteyiz" diyen Yüksek, şöyle devam etti: "Ama hiçbir şeyi yüzyıl önce olduğu gibi gerçekleşmesine izin vermeyeceğiz. Yüzyıl önce bu topraklarda Ermeni halkını, Alevileri ve Kürtleri katlettiler. Asimile etmeye çalıştılar. Kendi egemenlikleri altına almaya çalıştılar. Bir diktatöryal rejim oluşturdular. Ama bu yüzyıl bir daha asla öyle olmayacak. Kürtler, Ermeniler, Türkler ve Aleviler buna müsaade etmeyecek. Hakkari'den bu yüzyılın halkların ve inançların yüzyılı olacağı mesajını veriyoruz. Ezilenlerin yüzyılı olacaktır. Bir daha bizi ezmenize ve katletmenize müsaade etmeyeceğiz. Bu ülke demokratik özyönetime kavuşsun istiyoruz. Ulus devlet ile değil, demokratik ulus anlayışı ile Kürtlerin, Türklerin, Çerkezlerin, Lazların, Arapların, Ermenilerin, Alevilerin, Suni Müslümanların kendi dili ile kimliği ile hakları ile özgür bir ülke kurmak istiyoruz. Bunun şafağındayız." 

Ortadoğu'da büyük bir savaşın olduğunu kaydeden Yüksek, "Türkiye'de de büyük bir değişim sancısı var. Rejim krizi söz konusudur. Şimdi hep beraber bizim geliştireceğimiz mücadele ya bizleri topyekun özgürleştirecek, ya da bir kez daha yüzyıl önce olduğu gibi bizleri köleleştirecektir. Bu nedenle mücadelemizi asla gevşetmemeliyiz. Demokrasi ve özgürlük mücadelemizi yükseltmeliyiz. Neden artık Ankara'dan atanmış bir vali bu halkı yönetsin. Atananlar atamışlara karşı sorumlu iken seçilenler size halka karşı sorumlu olurlar. Buyursunlar gelsinler seçimler ile bu işi yapalım. Gelin Hakkari halkına sorun. Burası demokratik özyönetim ile mi yönetilsin, yoksa Ankara'da yönetilmeye devam mı edilsin? Bu halkın istemleri doğrultusunda anayasal bir düzenleme olsun istiyoruz. Bunun için sürdürdüğümüz mücadeleye karşı merkezi hükümet, AKP devleti tanklar ile toplar ile kentlerimize giriyor. Çocuklarımızı ve sivilleri katlediyor. Siz ancak o tuğladan ördüğümüz duvarları yıkabilirsiniz. Başka hiçbir şeyi yıkamazsınız. Bu halkın yüreğindeki özgürlük tutkusunu ve demokrasi bilincini asla yıkamayacaksınız" diye konuştu. 

PALYAN: SİSTEM BU TOPRAKLARI SÜRYANİLERİ, ERMENİLERİ KATLEDEREK ÇORAKLAŞTIRDI
Yüzyıl önce bu coğrafyada Ermeniler ve Süryanilerin olduğunu ifade eden HDP İstanbul Milletvekilli Garo Paylan, dedelerinin bu topraklarda eşitlik, barış ve kardeşlik istediği için katledildiğini söyledi. Sistemin Ermenileri ve Süryanileri katlederek bu toprakları çoraklaştırdığını ifade eden Paylan, "Sonra dediler; 'Türk- Kürt eşit olacak.' O da olmadı. Çünkü diğer halklara kıyanlar, Kürtlere eşitliği çok gördüler. 100 yıldır zulüm devam ediyor. Bizler bütün halklar HDP'de bir araya geldik. Şimdi onlar bu birliktelikten korkuyorlar. 7 Haziran başarısı bu birlikteliğin ürünüdür. Bu başarı çığ gibi büyüyor. Bizler el ele verdik, cesareti birbirimize bulaştırdık. Saraya karşı dedik ki bizler bu topraklara eşitliği hâkim kılacağız. Bunu hazmedemeyenler bu topraklara korkuyu baskı ile zulüm ile bulaştırmaya çalışıyorlar. Ancak bizler onların bu korku dağlarını 1 Kasım'da yıkacağız. Çünkü artık bir aradayız. El eleyiz, gönül gönülleyiz" dedi. 

KENANOĞLU: HALKLAR YOLDAŞ OLURSA ZALİMLERİN ZULMÜNE HAYIR DİYEBİLR
HDP İstanbul Milletvekilli Ali Kenanoğlu, "Biz Alevi kurum ve kuruluşları olarak şunun kararını verdik ki biz Kürtlerle, Lazlarla, Çerkezlerle, Ermenlilerle beraber yoldaş olursak, o zaman bu zalimlerin zulmüne hayır diyebiliriz. O zalimlerin zulmünde onları boğabiliriz. Bunun için Alevi toplumu sizinle birlikte. Bırakın 100 yıl önceki toplumu 10 yıl önceki toplum değiliz. Ne Aleviler 10 yıl önceki Alevi, ne Kürtler 10 yıl önceki Kürt, ne de Türkler 10 yıl önceki Türklerdir" dedi.

Heyette yer alan HDP Antalya Milletvekilli Saruhan Oluç da, şunları söyledi: "Vicdansızların en başında ki sarayda oturan baş vicdansızdır. Onlar 7 Haziran'da ortaya çıkan sonucu hazmedemediler. Farklılıkların bir araya gelip güçlerini birleştirmelerini hazmedemediler. Tüm ölümler, baskılar ve saldırılar bundan kaynaklanmaktadır. Ama bizler el ele vererek bu zalimlerin saltanatlarını yıkacağız" dedi.

Heyet açıklamanın ardından Yüksekova'da incelemelerde bulunmak üzere kentten ayrıldı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder